
Arap dünyası Lübnan’ı dinliyor
Arap gençleri, kulaklarına gelen Beyrut nağmelerini bombardıman haberlerine tercih ediyor. Lübnan’lı şarkıcıları dinleyip eğlenmeye devam ediyor.
‘Um-kul-tum willa Feyrûz?’ diye sordu satıcı Arap. Karşısındaki orta yaşın üzerindeki Mısırlı olsa olsa Arap müziğinin bu duayenlerinden birini dinler diye düşünmüştü; Ümmü Gülsüm veya Feyrûz… Müşteri, üzerinde alımlı çehrelerle gülümseyen sanatçı resimleri bulunan CD’lerden birini gösterdi. ‘Min feynha? Irâgi?’ Hayır, dedi satıcı, Lübnan’dan… Lübnan, kara bir mizah gibi saplandı adamın göğsüne. ‘Nancy Ecram’ diye heceledi sanatçının ismini adam. Acep Lübnan’da hâlâ böyle gülümseyen kadınlar var mıdır?
On üçüncü yüzyılda Mısır’ı ziyaret eden İbn Haldun, bu sıcak ülkenin kanı kaynayan insanları için, “Allah’tan cennete gireceklerinin garantisini almış gibi bir halleri vardır. Kısacık bir ıslıkla ritim tutmaya görün, etrafınızda bir Mısırlıyı dans ederken bulursunuz.” diye yazar. Yedi asır sonra Arap dünyasında çok az şey değişti. Dünya Lübnan için ağlarken bile Araplar müziğin, eğlencenin, tavernanın rutinini terk etmediler. Güney Beyrut bombalanırken, Kuzey’de gece hayatı devam ediyordu. Mısır’ın turizm kenti Sharm El Sheikh’de bütün eğlence merkezleri ve mağazalar müziğin sesini açarak bombaların sesini bastırmaya çalışıyordu. Uzak değil… Bağdat bombalanırken de Kahire’de müzik, boş vermişliğin sarhoş edici güftesini mırıldanıyordu. Hem de Lübnanlı sanatçıların ağzından…
Haftalarca bombalar altında inlerken kimsenin kulak kabartmaya, yanında durmaya cesaret edemediği ya da sıkıntılarını dinlemek istemediği Lübnan, müzik söz konusu olduğunda her mekâna konuk olabiliyor. Arapça konuşulan yirmi kadar ülkede ortak yayın yapan Mazzika adlı televizyon kanalı da hiç çekinmeden ekrana Lübnanlı şarkıcıların eğlence ve şımarıklık kokan kliplerini getiriyor. Mazzika’yı izleyen seyirciler de en çok bu şarkıcılara oy veriyor ya da melodilerini cep telefonlarına indiriyor… Mazzika’nın ardı ardına ekrana getirdiği Nancy Ajram, Nawal Al Zoghbi, Haifa Wehbe ve Diana Haddad’ın her biri kısa film kıvamındaki video-klipleri ile büyülenen kitleler ibretlik manzaralar oluşturmaya devam ediyor. Reklam arasında da Lübnanlı şarkıcıların kaset ya da CD reklamı yayınlanırken spiker anonsu yapılmadan eğlence devam ediyor Mazzika kanalında. Belki bir spiker olsa, nefes almak için kanal değiştirecek izleyici ve görecek mavi emzikli bebeği ya da 10 günlük Vaad’i… Sözlerin kifayetsiz kaldığı zamanı bekleyen gözyaşları ile izleyecek haberin geri kalanını.
Lübnanlı şarkıcıların hayranları kadar kendileri de sınav verdi bombalar ardı ardına patladıkça. Hatta bombalar dindikten sonra da yeni bir sınav başladı hepsi için. Bombalar inerken albümünün reklamını yayınlatan yapımcıya karşı çıktı kimisi. Belki toplumda kötü imaj bırakıp hayranlarını kaybetmemek için böyle bir telaşa girdi Nawal Al Zoghby ya da diğerleri. Belki de samimi duygularla. Sadece şarkıcılar değil elbette. Lübnanlı sanatçıların hepsi sığınaklarda yaşama tutunmaya çalışan vatandaşların yanında görünmeye çalışıyor bugünlerde. Nancy Ajram, yeni albümünün tanıtım partilerini iptal edip Lübnanlı çocukların yanına koşuyor, diğerleri gıda yardımı yapan organizasyonlara dahil olma gayretine giriyor.
Henüz 23 yaşında olan Nancy Ajram’ın kaset ve CD’leri arz-ı endam ediyor tüm Arap ülkelerinin çarşılarında. 12 yaşındayken katıldığı bir televizyon yarışmasını kazanmasıyla müzikal kariyeri başlayan Ajram’ın korsana düşen son albümü kapış kapış gidiyor. Lübnan’ın en iyi müzik hocalarından ders alan ve henüz on sekizine gelmeden profesyonel sanatçılar arasında kendine yer bulan Ajram, komşu ülkelerin hepsinde müzik listelerini altüst edip üst sıralarda sabit bir yer edinmiş. 1998’de ilk, 2001’de ikinci albümünü çıkaran Ajram’ın bugünkü ünü yakalayıp tüm Ortadoğu’yu kasıp kavurması ise 2005’te çıkan son albümü “Ah w Noss” sayesinde olmuş. Bir işkolik olduğunu itiraf eden Nancy, her şey mükemmel olsun diye saatlerce stüdyoyu terk etmeyen yeni nesil şarkıcılardan aynı zamanda. İsrail’in Lübnan’a girdiği günlerde tüm konserlerini erteleyerek ülkesi böyle bir saldırı altındayken şarkı söyleyemeyeceğini açıklamış Nancy, ne olursa olsun ülkesini asla terk etmeyeceğini de dile getirerek.